İstanbul: 0 (216) 706 02 13 – Bursa: 0 (224) 452 43 25 info@idealkoc.com
O-obeya

Yaratıcı ve Yenilikçi Düşünce ile Fark Yaratmak

Kovid-19 salgını bitmeden başlayan yeni normda yol almaya hazır mısınız?  Satış pazarlamadan mali işlere, yeni ürün geliştirmeden üretime uzanan birçok konuda önemli bir hayatta kalma mücadelesi vermeye hazırlanıyoruz.  ACEA (Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği) verilerine göre trafiğe çıkan araç sayısı bu sene geçen senenin ilk 4 ayına oranla %38,5 Nisan ayı ise geçen yılın aynı dönemine göre %76,3 oranında azaldığını raporlanmış.  Önümüzdeki dönemde ise talebin nasıl oluşacağı tam bir bilmece.  Sonuç olarak sektör ve ülke gözetmeyen bu salgının etkisini değişim ve gelişim yönünde büyük bir fırsata dönüştürmek için çalışmalıyız.

Görselleştirilmiş ürün geliştirme ve proje yönetimi O-Obeya (Oobeya)

Adet, tonaj ve ölçek ekonomisinin ağır bastığı önceki dönemin alışkanlıkları yeni dönemin iş yapış tarzları ile değiştirilecektir.  Daha azla daha fazlanın başarıldığı, daha hızlı, kaliteli ve ekonomik çözümler üretmemiz gerektiğini düşünmekteyiz.  Üretilen fikir ve öneriler (VE(VA) bir sistematikle hayata geçmeli ve gelişimi somut göstergelerle ölçmeliyiz.  Görselleştirilmiş ürün geliştirme ve proje yönetim yaklaşımı (O-Obeya) Toyota’nın dünyanın en hızlı araç geliştiren otomobil firması olmasını sağlayan en önemli stratejik silahlarından birisidir.  Konvansiyonel metotlara kıyasla yaklaşık 4 katı daha hızlı ürün geliştirilebilen bu sistemin merkezinde insan vardır.  İnsanın yaratıcı ve yenilikçi düşüncesinden güç alan bu yaklaşımla rakiplerden farklı olabilirsiniz.

Japon mühendis görselleştirilmiş proje yönetimini, O-Obeya (Oobeya), tariflerken POST-IT, yani yapışkanlı kağıt, ile yapılan koordinasyon toplantılarının aslında bilgi teknolojileri üstü bir yaklaşım olduğunu, muzipçe gülümseyerek, belirtiyor.  Proje yönetiminin gerek dış gerek iç etkenlerden dolayı son derece değişken ve karmaşık bir süreç olduğunu hepimizin malumudur.  Geçmiş dönemden öğrendiklerimizi yeni projelere yansıtma ve yaşanan sorunları çözmek için çok kuvvetli yönetmelere ihtiyaç vardır.  Tecrübe edinmek yaşadıklarımızdan kalıcı olarak bir şeyler öğrendiğimiz bir süreç olmalıdır.   Sonuçlar olarak öğrendiğimizi bir sonraki projelerin kalite, maliyet ve zaman performans göstergelerinden izleyebiliriz.  Aksi halde projeden projeye koşar, “ürün çıksın da sonra bir şekilde üretimde hallederiz” demekle yetiniriz.  Projede harcanan zamanın %45 oranında “plansız” işlerden oluştuğunu düşünürsek aslında planlı çalışmanın pro-aktif kurum kültünün vazgeçilmez parçasını olduğunu düşünebiliriz.   Yeter ki yaşanan sorunları bir sonraki projelerde taşımayalım.

Ara